Canım Anne

Kulağa Hoş Gelen Kız Bebek İsimleri

Kulağa Hoş Gelen Kız Bebek İsimleri

Kulağa hoş gelen kız bebek isimleri arayanlar İçin içeriğimizde en güzel ve anlamlı kız bebek isimlerini aşağıda derledik.

Bebek bekleyen çoğu anne ve babaların en fazla zorlandığı konulardan biri de isim seçmektir. İsim seçerken çoğu aile kararsız kalır ve anlaşmazlık yaşanır. Modern, geleneksel, anlamlı, farklı vb. birçok kriterde isimler bulunmaktadır. Farklı isim arayanlar çocuklarının bilindik isimlerle çağrılmasını istemezler. Bazı aileler ise Kuran’ı Kerim de geçen ve dini anlamları olan isimleri tercih etmektedir. Siz kız bebekleriniz için isim arıyorsanız aşağıda yer alan kulağa hoş gelen kız bebek isimleri örneklerini bakabilirsiniz. Sitemizde yer alan diğer kız bebek isimlerine de bakıp fikir sahibi olabilirsiniz.

Kulağa Hoş Gelen Kız Bebek İsimleri

AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki.
AFİFE: Namuslu, namusuna çok düşkün olan.
AĞÇA: Temiz, saf.
AHENK: Uyum.
AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel.
AHU: Ceylan, karaca, çok güzel, ince, zarif kadın.
AHUEDA: Nazlı güzel.
AJLAN: Hızlı, çabuk, telaşlı.
AKASYA: Güzel kokulu bir süs bitkisi.
AKGÜN: Parlak gün, uğurlu gün, ışıklı gün

BADE: Aşk, kutsal sevgi.
BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik, gençlik çağı.
BALIN: Yar, sevgili.
BAŞAK: Ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısmı.
BEDİZ: Resim, tasvir, süs, bezek.
BEGÜM: Hanım; Kadın hükümdar.
BEHİYE: Güzel.
BELEN: Bel, geçit; İki dağ arasından geçen yol.
BELGİN: Kesin ve eksiksiz belirlenen.
BELİZ: İşaret, iz; Alamet.

CAVİDAN: Sürekli, kalıcı olan,sonsuz.
CELİLE: Büyük, ulu.
CEMRE: Ateş parçası, kor; Şubat ayında bir hafta arayla hava, su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.
CENNET: Çok güzel yer. İyilik yapanların, günahsızların öldükten sonra mutluluğa kavuşacaklarına inanılan yer.
CEREN: Çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliğiyle ünlü, ince bacaklı, zarif hayvan; ceylan
CEVHER: Bir şeyin özü. Güç,enerji.
CEYDA: İnce-uzun boyunlu ve güzel.
CEYLAN: Süzgün ve tatlı bakışlı. Yapısı ince ve uyumlu olan.
CİHANBANU: Dünya hükümdarı.
CİHANNUR: Alemi aydınlatan nurlu ışık.

DAMLA: Çok küçük miktarda su. Çok az.
DALGA: Hareketli su kütlesi; Denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya sürüklenmesi.
DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki.
DEMET: Çiçek bağlamı, deste.
DEREN: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren.
DERİN: Sığ olmayan.
DERYA: Büyük deniz anlamında.
DEVİN: Hareket, kımıldanış.
DEVRİN:Bir kişi veya olayın gündemde olduğu tarih dönemi.
DİCLE: Bir nehir adı. Ulu ırmak.

EBRU: Keman kaş, bulut rengi, bir sanat dalı.
ECE: Kraliçe. Güzel kız, kadın.
ECEM: Kraliçem, sevgili kraliçe anlamında.
ECENAZ: Nazlı güzel.
ECESU: Su gibi berrak ve güzel.
EDA: Naz, cilve; Davranış, tavır; Verme, ödeme; (Namaz için) kılma, yerine getirme; Üslup.
EGE: Türkiye’nin batısında yer alan deniz.
ELANAZ: Ela gözlü, nazlı güzel.
ELANUR: Ela gözleriyle nur saçan.
ELÇİN: Deste, tutam.

FATMA: Çocuğunu sütten kesen kadın.
FAZİLET: Erdemli, iyi ahlaklı.
FERAH: Aydınlık, iç açıcı.
FERAHGÜL: Güzelliğiyle neşe saçan.
FERAHNUR: İnsanın gönlünü ışık saçarak aydınlatan.
FERAY: Ay ışığı, ayın parlaklığı, ışıltı saçması.
FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan.
FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet.
FERDACAN: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.
FERHAN: Sevinçli, gönlü hoş.

GÖKSU: Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı.
GÖKYEL: Kuzeydoğudan esen rüzgar, poyraz.
GÖNEN: Rutubet, yaşlık; Ekilecek toprağın tavlandırılması.
GÖNÜL: İstek, arzu, sevgi.
GÖRKEM: Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, ihtişam.
GÖZDE: Çok sevilen, beğenilen nitelikte olan. Çok güzel.
GÖZEN: İlgi çekici, samimi; Sulak yer; Pınar.
GÜL: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeğine verilen ad; Gülmek eyleminden gül.
GÜLCAN: Gül gibi güzel kişi.
GÜLCE: Gül gibi.

HAYAT: Ömür, yaşam.
HAZAL: Kuruyup dökülen ağaç yapraklarının güzelliği.
HAZAN: Sonbahar.
HAZAR: Barış.
HEVES: Bir şeye duyulan istek.
HELİN: Yuva.
HİCRAN: Ayrılık,bir yerden ayrılmak. Ayrılığın sebep olduğu dayanılmaz acı.
HİLAL: Ayın yay biçimindeki görünüşü,yeni ay, ayça.
HİLDE: Kurtulmak, yükselmek, ilerlemek.
HOŞSEDA: Hoşa giden ses
.

ILGAZ: Atın dört nala koşması. Hücum, akın.
ILGIM: Serap.
ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık.
ILGIT: Esinti ve akış için kullanılan yavaş yavaş anlamında.
ILIM: Uzlaşmacı yumuşaklık.
IRMAK: Akarsuların en büyüğü.

İCLAL: Ağırlama, ikram. Büyüklük, ululuk.
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler’in verdiği ad.
İLAYDA: Su perisi.
İLBÜKE: İlbey hanımı, seçkin hanım
İLCAN: Ülkenin canı, sevdiği.
İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Bir şeye duyulan merak; Eğilim
İLGÜN: Ülke güneşi. Başkaları, yabancılar.
İLKAY: Ayın ilk hali.
İLKBAHAR: Yılın ılık mevsimi.
İLKCAN: İlk doğan çocuklara verilen ad.

JALE: Çiğ, kırağı. Sabahları otların üzerinde olan su damlaları.
JALENUR: Parlayan, ışıldayan çiğ.
JANSET: Güneşin Doğuşu (Çerkez ismi)
JANSELİ: Güneşin doğduğu yer (Çerkez ismi)
JÜLİDE: Dağınık, karmakarışık.

KAYRA: Yüksek tutulan ya da sayılan birinden gelen iyilik; İhsan, lütuf
KERİME: Cömert. Ulu,büyük. Kız çocuk.
KEVSER: Cennette bulunduğuna inanılan su.
KIVANÇ: Sevinç.
KIVILCIM: Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası.
KIZILTAN: Kızıl renk almış tan.
KÖSEM: Sürünün önünden giden,yol gösteren koç. Cildi temiz, pürüzsüz.
KUĞU: Beyaz tüylü bir su kuşu.
KUMRU: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen güvercin benzeri bir kuş.
KUMSAL: Kumla örtülü deniz kıyısı.
KÜBRA: Büyük, ulu; Büyük önerme.

LEYAN: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
LEYLİFER: Gece ışığı.
LİLA: Açık eflatun.

MELİHA: Güzel, şirin, sevimli.
MELİKE: Kadın hükümdar, padişah eşi.
MELİS: Bal, bal arısı
MELİSA: Oğul otu
MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel.

NERGİS: Bir süs bitkisi.
NERMİN: Yumuşak, narin, ince.
NESLİ: Soylu.
NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.
NESLİŞAH: Şah soyundan.
NESRİN: Yaban gülü.

OLCA: Ganimet, bolluk.
OLCAY: Mutlu, talih.
OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan.
OMAY: Gözde, sevilen, beğenilen.
ONGÜL: Ön ayak olmak; İlk gül.
ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı.
OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel.

ÖNAY: Yeni çıkmış ay.
ÖNGÜL: Direnen, inatçı. Kılavuz. Öncü, teşvik eden.
ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan.
ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz.
ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kişi.

PERRAN: Uçan, uçucu.
PERVİN: Ülker yıldızı.
PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları.
PINAR: Büyük su kaynağı.

RENAN: Çok ses çıkaran, çınlayan.
RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel.
REVAN: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh,can.
REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen.
REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu.

SARA: Halis, saf, katkısız
SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk.
SARGIN: Albenili, çekici, büyüleyici,yıldızı şirin, hoşa giden, sevimli, güzel.
SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma.
SAYGIN: Sayılan, sevilen.

ŞERMİN: Utanan, sıkılan.
ŞERMİZE: Küçük insan topluluğu.
ŞEYDA: Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.

ÜLKÜ: Amaç, ideal.
ÜMRAN: Bayındırlık; Uygarlık, medeniyet; İlerleme, mutluluk, refah
ÜNZİLE: Gönderilmiş
ÜZGÜ: Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet.

VİLDAN: Yeni doğmuş çocuklar.
VİRA: Durmadan, aralıksız, sürekli.
VEDİDE: Dost, sevgili, Çok seven.
VESİLE: Vasıta olan.
VUSLAT: Dostuna, sevdiğine kavuşan.

YAREN: Dost, arkadaş.
YASEMİN: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki.
YAŞAM: Hayat.
YELDA: Uzun. Yılın en uzun gecesi.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DMCA.com Protection Status